Uludağ’daki manastırlar M.S 5. – 8. yüzyıllar arasında yapılmıştır. Özellikle 8. yüzyılda İstanbul’daki ikonaklast dönemde çıkan iç çatışmalardan dolayı İstanbul’dan kaçan keşişler Uludağ’ı mesken tutmuştur. Uludağ manastırları ile ilgili ilk çalışmayı Fransız Bernardin Menthon yapar. 1935’te Paris’te yazdığı L’olympe de Bithynie adlı kitabında Uludağ manastırlarından bahseder. Daha sonra Dr. Osman Şevki Uludağ Uludağ Tapınakları Keşişleri Dervişleri isimli kitabında Uludağ’daki manastırların toplam 28 tane olduğundan ve 3 bölgede toplandığından bahseder:
- Bölge Nilüfer ilk Gökdere arası: 11 manastır
- Bölge Gökdere ile Kaplıkaya Sobran Deresi arası: 5 manastır
- Bölge Kaplıkaya ile Deliçay Arası: 12 manastır.
Bölge: Nilüfer ile Gökdere Arası
- Perler manastırı ( Monaster des peres): Papaz Menton’a göre Çekirge’nin güney doğusundadır.
- Agorlar Manastırı (Les agaures): Bursa – Uludağ yolunun 2760. Metresinde ve yolun sağındadır. İkona savaşları çıktığı zamanlarda imparator memurlarının gözden ırak bulundurmadığı başlıca manastırlardan birdir. 8. Yüzyıl başlarında yapılmıştır ve meşhur azizlerden St. Martyrs Cosme ile Damien’e tahsis edilmiştir. Halk bu manastırı bulunduğun mevkiin adı olan Kalimn. (Calymne) diye de anardı. Burasını hanımlar çok ziyaret ettiği için aynı zamanda ogar (Augares) manastırı da denirdi. Bu manastırın bulunduğu yer (st. Eustrate)’in hayatını yazan adı meçhul bir vakanivüs tarafından gösterilmiş rahip manton da bundan öğrenmiştir. Agorlar manastırının nüfusu çok genişti. Mensupları kalabalık ve ziyaretçisi çok olduğu için etrafına çokça ev yapılmıştı. Bu evler daha sonra yarı bir manastır halini aldılar ve Agorların ayrı bir şubesi oldular.
- Agapios Manastırı: İnkaya köyünün hemen kuzeyindedir. Fundalıklar arasında tek tük enkazına tesadüf etmek mümkündür.Burası agorlar manastırının bir şubesi halinde idi
- Lökadlar Manastırı (M. Leucades): Bu da Agorların ayrı bir şubesidir. Dobruca Köyü’nün güneyinde ve Nilüfer Nehri’nin kenarında ufak bir tepe üzerinde bulunuyordu.
- Abramitler Manastırı (M. Abramites): İnkaya köyünün ve S. Agapios manastırının kuzeyinde Bursa Uludağ yolunun batısında 200 m. yüksekliğindedir. Burası patrik (St. Taraise) zamanında yapılmıştır. Lökadlar Manastırı pek çok müracaatı geri göndermek zorunda kaldığı için bu manastırın yükünü hafifletmek üzere başka bir manastır yapma gerekliliği patriğe anlatılınca o da kendi malı olup harabeler ve taşlarla dolu araziyi manastır için terketmek suretiyle Abramitler manastırının binasına yardım etmiştir.
- Bale Manastırı (M. Balee): Cilimbos deresinin kaynağı yanındadır. Bursa’ya hemen bir saat mesafededir. Bu Yüzyılda yapılmıştır birçok zaviyesi vardır.
- Zekeriya Manastırı (M. St. Zacharie): Misi Köyü civarında ve Nilüfer nehri kenarındadır. St. Pol tarafından yapılmıştır. St. Pol haccetmek için Kudüs’e giderken yolda, Kızılırmak civarında gaiğpten bir ses kendisine geri dönmesini ve gösterilecek yerde bir kilise yaparak orada Allah’ın sürülerini gütmesini söyleyince St. Pol’de buraya gelmişl ve bu manastırı yapmıştır.
- Trikalis Manastırı (Ermitage Trichalice): Bu zaviyesi şimdi abdal Murad’ın türbesinin bulunduğu yerdeydi. Türklerin fethinden sonra dervişler için zaviye hizmetini görmüştür. Meşhur St. Yuvanis burada uzun süre yalnız bir hayat sürmüştür. İmparator Teofil ikonalar hakkında en çok hürmet edilen bu azize danışmak istediği zaman St. Yuvanis’i arattırmış ve burada buldurmuştu.
- Nikola Zaviyesi (Er. S. Nicholas): Bale manastırı’nın 200 metre ilerisindedir. Bulunduğu mevki deniz seviyesinden 620 metre yukarıdadır. Bu bölgedeki, mabedlerin en yükseğidir.
- Konstantin Zaviyesi (Er. S. Constantin): Bale manastırına doğru giden dağ yolu kenarında ve 430 metre yüksekliğindedir.
- Kadınlar Manastırı (Couvent de femmes) : İnkaya Köyü’nün karşısında Uludağ yolunun solundadır. 814’de S. Pierre d’Atroa tarafından yaptırılmıştır. Adından kadınlara mahsus olduğu anlaşılmaktadır.
Gökdere ve Kaplıkaya (Sobran) deresi arası
- Sakküdyon Manastırı (M. Saccudion): Kadı Yaylasında, 1075 metre yüksekliğindedir. 781'de yapıldı. Bu mevki eskiden Uludağ’ın çok süslü mıntıkalarından birisiydi. Temiz hava ile birlikte etrafta koyu gölgeler veren ormanlar çoktu. Denize doğru uzayan saf ve temiz bir su akıntısı vardı. III. Mustafa zamanında sarayda çıkan bir salgının mensuplarını tedavi için buraya göndermişti. Gökdere Irmağı’nın üst tarafı Kadıyayla tarafındadır. Azizlerden St. Teodoro Stüdit St. Josef Tessalonki gibi meşhurlar burada yaşamışlardır. Manastır ve civarında dişi hayvan bulundurmak yasak olduğu halde 8. Yüzyılın sonlarına doğru keşişler buralarda hayvan besler ve ticaretini yaparlardı. Zaviyelerin çevresi çiftliğe dönmüştü. St. Teodor dişi hayvanları ömrünce bu manastır civarından uzaklaştırmakla diğerlerine misal olmuştu. Sakküdyon’un gösterdiği misal onun meşhur olmasını sağladı. Her bir taraftan papaz olmak isteyenler buraya geldi ve kısa süre içinde 400 civarında keşişi oldu Manastır da Uludağ manastırları arasında şöhret kazandı. Bu manastırın rahiplerini herkes sayıyordu bu yüzden imparatorlar da onları gözden uzak bulundurmuyordu. Konstantin Bursa’ya geldiği vakit bu manastırın papazları onu karşılamak için dağdan inmeye gerek duymadılar. Konstantin karşılanacağını umuyordu. Sinirlenen Konstantin platon adında bir papazı hapse attı hakaretler etti. Diğer papazları dövdürdü dağıttı ve bu manastırı diğerlerinden tecrit ederek yardımsız bıraktı. Buna rağmen manastır uzun süre halk arasında şöhretini devam ettirdi. Bu manastırın binası çok güzeldi mozaikten kaldırımları ve çok güzel kemerleri mevcuttu.
- Katarlar Manastırı (M. de Catheres): Kadıyayla’da ve Sakküdyon Manastırı’ndan birkaç yüz metre ileridedir. 1010 metre yüksekliktedir. Yangınlar ve ziraat maksadı ile sahadaki enkaz ve taşlar ayıklanınca hiçbir izi kalmamıştır.
- Libyana Manastırı (M. de Libiana): Kadıyayla’dan Bursa’ya inişte 575 metre yüksekliktedir.ç Değirmenlikızık köyü güneyindedir. Türklerin fethinden sonra tekke olarak kullanılmış eskidikçe tamir görmüştür. lUludağ’daki en eski araplar tekkesi burasıdır.
- Mezolimp Zaviyesi (Er. De Mesolympe): Katarlar ile Libyana arasında 860 metrededir. Leon Lermenien’in ikonalar aleyhinde yaptığı takiplerin en şiddetli zamanında (St. Piere d’Aroa rahiplerini buraya toplamıştır.
- Del Zaviyesi (Er. De Dele): Hünkar Köşkü üstünden dağa çıkan yolun sağında ve 450 metre yüksekliktedir. Uzun süre St. Piyer’e inziva yeri olmuştur. Bu zaviye bir mağara halindedir.
Bölge Kaplıkaya Deliçay arası
- Kril Manastırı (m. de Kril): Fethiyekızık Cumalıkızık köyleri arasından geçen Balıklı Deresi’nin bir çeyrek saat mesafesindedir. Ve bu köylerle manastır mevkii bir müselles (üçgen) teşkil etmektedir. Varmak için fethiyekızık’tan dağ yolu takip edilmelidir. Denize nazaran yüksekliği 430 metredir. Manastır enkazı arasında küçük yuvarlak bir havuz ile üstüne salip resmedilmiş bir direk bulunmaktadır. Kril alfabesinin çıkış noktası bu manastırın kurucusu rahiptendir.
- Hadımlar Manastırı (m. des ennuques): Yüzyılın sonlarına doğru gölcük yaylasında yapılmıştır. Kaplıkaya yatağından yukarı doğru 1000 metre yüksekliktedir. Burası birçok azize sığınak olmuş imparator memurları tarafından daima göz önünde bulundurulmuş meşhur bir manastırdı. St.Jak ve St. Antuvan burada meşhur olmuştur.
- Sinsel Manastırı (M. de syncelle): Hadımlar Manastırı’nın yakınlarında doğusunda ve balıklı deresinin civarındadır. Bulunduğu mahale civardakiler Yurdyeri derler denizden 70 metre yüksekliktedir.
- Semboller Manastırı (m. de symboles): Cumalıkızık Hamamlıkızık arası akan Kilise deresi boyunca sıralanmış birçok manastırın birincisidir. Kilise deresi boyunca giden patikanın sağındadır. Yedinci asırda yapılmıştır. Çanlar icat olmadan evvel burada büyük tahta levhalar bulunur ve bu levhalar zincirlerle asılırdı. Tahta levhalar çan makamında kullanılırdı. Kilise mensuplarını çağırmak için bu levhalara çekiç ile vurulurdu. Bu manastır bu çeşit çanlarının zenginliği ile meşhurdur. Bu manastırda Limnyot, teosterikt, Timote gibi azizler yaşamıştır. Bunlardan birincisi genç yaşından itibaren manastır hayatına atılarak cismani hayat ile mücadele etmiştir katiyen bir kadın yüzüne bakmamış ölünceye kadar bedenen ve ruhen bakir kalmıştır. Onun için tam tevekküle nail olarak şeytanları avlamak bütün hastalıklara şifa bulmak gibi kerametlere nail olmuştur. Limynot ise İsa’nın ve Meryem’in ikonlarını kıran ve yakan imparator Leon ‘un dinsizliğini ve küfrünü ilan etmekte çok ileri gitmiş olmakla meşhurdur. Bu yüzden takip edilmiş işkencelere uğratılmıştır. İmparator Konstantin Kopronim zamanında burnu kesilmiş ve başı yakılmıştır.
- Gradina Manastırı: Semboller manastırından itibarek Kilise deresi boyunca dağa doğru devam edilince 980 metre yükseklikte dere kenarındadır.
- Similaykyon Manastırı: Gradinadan Kilise deresi boyunca biraz daha yukarıda 1150 metre yüksekliktedir.
- Pissadini Manastırı: Similaykyon’dan daha yukarıdadır. Bu manastırın olduğu yere bir zamanlar 3 evler denmekteydi. Bu manastır St Euthyme le jeune ile meşhurdur.
- Fotinodyus Manastırı (M. de Photinodios): Uludağ’ın en yüksek manastırıdır. 1430 metre yüksekliktedir. Kilise deresi yatağında uzanan manastırların en yüksekte olanıdır.
- Delmat Manastırı: Hamamlıkızık köyünden Uludağ’a çıkan oduncu yolunu takiben 900 metre yukarudadır. Manastır yolun solunda yol ile Çayırlıdere arasındadır.
- Monokastonon Manastırı: Cumalıkızık’tan dağa doğru çıkan patika üzerinde 600 metre yüksekliktedir.
- Antuvan lö jön Zaviyesi (Er. De St. Anoine le jeune): Erikli yayala üzerindeki kilise tepesinden Hadımlar Manastırı’nın 200 metre kuzeyindedir.
- Jorj Zaviyesi: Kril manstırı’nın üzerindedir. Bunun biraz aşağısında başka bir zaviye daha vardır ki Prusa başrahibi St. Pol ruhani idaresinden azlolunduktan sonra ikona savaşları sırasında buraya saklanmış daha sonra buraya defnedilmiştir.