

Trihte Helikore, Antigonia, Nicaea ve en son İznik olarak adlandırılan şehir birçok kez istilaya uğramıştır. Bithynia Krallığı zamanında inşası başlatılan ancak depremler ve saldırılarla hasar gören sur duvarları Roma, Doğu Roma (Bizans), Selçuklu ve Osmanlı zamanlarında defalarca onarılmış, yeni ilaveler eklenmiştir. Kentin çevresini beş kenarlı çokgen şeklinde kuşatan 4970 m. uzunluğundaki sur duvarları her medeniyetin taş ustalığını sergiler ve her medeniyet bir önceki medeniyetin taşlarından yararlandığından, surlar adeta iç içe geçmiş bir tarih örgüsüdür.
Dört ana kapı, zafer takı gibi gösterişlidir ve üçü ayaktadır. Lefke Kapı’da mermer friz parçalarının kullanıldığı görülmektedir. İstanbul Kapı Konstantinapolis’e açılan kapıdır. Roma Tiyatrosu’ndan getirilen masklar bu kapıyı gösterişli kılmıştır. Yenişehir Kapı kısmen ayaktadır. Göl Kapı ise tamamen yıkılmıştır.
12 tali kapısı ve 10-15m. aralıklarla yapılmış 114 kulesi bulunan İznik Surları dönemin savaş ve savunma stratejilerinin de inceliklerini anlatır.

