

Şehrin surlarındaki beş büyük kapıdan biri olan Zindankapı, hem tarihi bir savunma noktası hem de tasavvuf yolculuğunun son durağıdır. Restorasyon çalışmalarıyla kentin kültür hayatına yeniden kazandırılan bu kapı, aynı zamanda gezi sonunda iftar sofralarının kurulacağı anlamlı bir buluşma noktasıdır.
Bursa surlarının, savunmanın güç olduğu Yerkapı düzlüğünden başlayarak, batıya doğru uzanan çift surun batı ucundaki en son alanını oluşturmaktadır. Cilimboz Deresi boyunca kayalıkların oyulması ile açılan bir yol ile ulaşılıp, Uludağ eteklerine açılan bir ara kapı konumundadır. Bu kapıyı eskiden pazara gelip giden köylülerin kullandığı bilinmektedir.
Helenistik dönem (M.Ö. 2. yüzyıl), Bizans dönemi (9. yüzyıl) ve Osmanlı döneminde (14. yüzyıl) varlığı bilinmektedir. Osmanlı dönemindeki tarihi belgelerde ismi “Bâb-ı Siccin” olarak geçmektedir. Kapı ve çevresindeki surların altında yer altı zindanlarının bulunmasından dolayı “Zindan Kapı” adını almıştır. Bu zindanların 19. yüzyıl sonlarına kadar hapishane olarak kullanıldığı arşiv belgelerinden anlaşılmaktadır.

